|
TRAKYA
TARIMSAL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ P.K.: 1622100, Edirne Tel: 0 284 2358182 Fax: 0 284 2358210 (Yetiştirme tekniği ile ilgili daha geniş bilgi almak için Bölüm Başkanı Dr. Sami SÜZER’den yukarıdaki adres, telefon, web sayfası ile aşağıda verilen e-maillerden faydalanabilirsiniz.) YETİŞTİRME TEKNİĞİ BÖLÜMÜ
Ø Yetiştirme Tekniği Bölümü Çalışanları:
Yetiştirme
Tekniği Bölümü, Enstitünün kurulduğu 1970 yılından buyana Trakya’da geniş
tarım alanlarında ekonomik ölçüde yetiştiriciliği yapılan; · Buğday, · Arpa, · Ayçiçeği, · Kanola, · Yem bitkilerinde, · Birim alandan daha yüksek, · Kaliteli, · İstikrarlı bir üretim yapmak amacıyla önemli çalışmalar yapmış ve projeler yürütmüştür. · Enstitüde geliştirilen buğday, arpa ve ayçiçeği çeşitlerinden beklenilen performansın sağlanabilmesi için, Ø Üretim yapılacak alanlardaki : · Toprak İşleme, · Tohum Yatağı Hazırlığı, · Gübreleme, · Ekim Zamanı, · Tohum Miktarı, · Hasat Zamanı, · Münavebe sistemlerinin tespiti, · Anız Yakma gibi konularda bölge çiftçisinin birim alandan daha yüksek ve kaliteli verim alabilmesi için ÇEVRE DOSTU SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIMTEKNİKLERİ ilkeleri dahilinde yetiştirme tekniği ile ilgili tarla, eğitim ve yayım çalışmaları Trakya’da Ülkesel Proje disiplini içerisinde yürütülmekte ve her yıl önemli birçok bulgu uygulamaya aktarılmaktadır.
A. AYÇİÇEĞİ TARIMI İLE İLGİLİ 1970 YILINDAN BUYANA ENSTİTÜDE YAPILAN ÇALIŞMA VE PROJLERDE ELDE EDİLEN SONUÇLAR: ü 1973 yılında Vniimk-1646 çeşidi ile ilgili yapılan sulu koşullardaki gübre denemesinden en yüksek tane verimi 217 kg/da ile N9P7 (saf madde olarak dekara 9 kg azot ile 7 kg fosforlu gübre karışımı uygulaması) kombinasyonundan alınmıştır.
ü 1974 yılında Vniimk-1646 çeşidi ile yapılan sulu şartlardaki bitki sıklığı denemesinden en yüksek verim 30 x 50 cm (bitki sıra arası 50 cm, bitki sıra üzeri 30 cm) sıklıktan alınmıştır.
ü 1979 yılında FAO koordinatörlüğünde yapılan sulama denemesinde Vniimk-8931ve Perodovik için en ekonomik sulama çiçeklenme başlangıcından sonraki dönem olarak belirlenmiştir.
ü 1980 yılında kuru şartlarda Vniimk-8931 ile yapılan gübre denemesinde en yüksek dane verimi 142.0 kg/da ile N12P8 (saf madde olarak dekara 12 kg azot ile 8 kg fosforlu gübre karışımı uygulaması) kombinasyonundan alınmıştır.
ü 1987 yılında ekim sıklığı ile ilgili yapılan denemeler sonucunda Türk-Ay-1 çeşidinden en yüksek tane ile yağ verimi 70 X 25 cm (sıra arası 70 cm, sıra üzeri 25 cm yani dekara 5714 bitki); Edirne-87 çeşidi ile yapılan sıklık denemesinde en yüksek tane verimi 70x30 cm(sıra arası 70 cm, sıra üzeri 30 cm yani dekara 4762 bitki) ve yağ verimi ise 70x25cm (sıra arası 70 cm, sıra üzeri 25 cm yani dekara 5714 bitki) ekim sıklığından alınmıştır.
ü
1990-1992
yılları arasında Edirne-87 ayçiçeği çeşidinde fosforlu gübr
ü 1990-1992 yılları arasında farklı boydaki dört hibrit ayçiçeği (Helianthus annuus L.) çeşidinin üç ayrı sıklıkta verim ve verim unsurlarını belirlemek amacıyla Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde bir araştırma yapılmıştır. Tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme deseninde dört tekrarlamalı olarak yürütülen araştırmada iki yarı kısa boylu Sunbred-265(129 cm) ile Do-855(127 cm) normal boylu Trakya-259 (149 cm), uzun boylu Tordillo (160 cm) hibritleri sık 7143 bitki/da (70x20 cm), normal 4762 bitki/da (70x30 cm) ve seyrek 3571 bitki/da (70x40 cm) olmak üzere üç ayrı sıklıkta ekilmiştir. Fenolojik gözlemler, verim ve verim unsurları ile kalite özelliklerini oluşturan ilk tabla görülme süresi, ilk çiçek görülme süresi, fizyolojik olum süresi, bitki boyu, tabla çapı, sap çapı, bitki yaprak sayısı, tane verimi, tek tabla tane verimi, tablada tohum sayısı, hektolitre ağırlığı, 1000 tane ağırlığı,, kabuk oranı, yağ oranı ve yağ verini ortalama değerleri her parselde belirlenerek varyans analizi yapılmıştır. Ayrıca ekim sıklığı ile verim ve verim unsurları arasındaki ilişkilere de bakılmıştır. Dekardan En yüksek tane ve yağ verimi alabilmek için, yarı kısa boylu ayçiçeği hibritlerinde sık 7143 bitki/da (70x20 cm), normal ve uzun boylu olanlarda ise normal 4762 bitki/da (70x30 cm) ekim sıklığının en uygun olduğu belirlenmiştir.
ü 1991-1994 yılları arasında Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde geliştirilen Trakya-259 ve Trakya-129 hibrit ayçiçeği çeşitlerinde dekardan en yüksek tane ve yağ verimi alabilmek için, en uygun ekim zamanı ve bitki sıklığının belirlenmesi amacıyla bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmada, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak 15 gün ara ile beş farklı ekim zamanı ile beş farklı bitki sıklığı 3571 bitki/da (40x70 cm), 4082 bitki/da (35x70 cm9, 4762 bitki/da (30x70 cm9, 5714 bitki/da (25x70 cm) ve 7143 bitki/da (20x70 cm) kullanılmıştır. Tane veriminin yanı sıra yağ oranı, yağ verimi, bitki boyu, tabla çapı, çiçeklenme ve fizyolojik olum gün sayıları incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Trakya-259 ayçiçeği hibriti için en uygun ekim zamanı 7-15 mayıs tarihleri arası, en uygun ekim sıklığı için ise 3571 bitki/da (40x70 cm) bulunmuştur. Trakya-129 ayçiçeği hibritinde ise en uygun ekim zamanı 20-26 Nisan arası ve en uygun ekim sıklığı ise 4082 bitki/da (20-26 Nisan arası ve en uygun ekim sıklığı ise 4082 bitki/da (35x70 cm) bulunmuştur.
ü 1993-1995 yılları arasında buğday-ayçiçeği ekim nöbetinde buğdaydan sonra yetiştirilecek ayçiçeği bitkisinde dekardan en yüksek tane ve yağ verimi alabilmek için en uygun tohum yatağı hazırlama yönteminin belirlenmesi amacıyla bir çalışma yapılmıştır. Söz konusu bu araştırma tesadüf blokları (şerit parseller) deneme desenine göre 3 tekrarlamalı ve çeşit olarak Trakya-129 ayçiçeği hibritini kullanarak 6 ayrı tohum yatağı hazırlama yöntemi ile Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde yapılmıştır. Bu araştırmada tane veriminin yanı sıra yağ oranı, yağ verimi, bitki çıkışı, bitki boyu, tabla çapı, çiçeklenme ve fizyolojik olum gün sayıları incelenmiştir. Yapılan ekonomik analizler sonucunda buğday hasadından sonra ayçiçeği ekimi için en uygun toprak işleme yöntemi olarak 171.1 kg/da tane verimi ile “Sonbaharda soklu pulluk ile sürüm + İlkbaharda kazayağı + Tırmık” aletleri ile yapılan tohum yatağı hazırlığı kuru şartlarda yapılan ayçiçeği yetiştiriciliğinde en karlı yöntem olarak belirlenmiştir.
ü 1995-1997 yılları arasında farklı zamanlarda ve dozlarda uygulanan değişik form azotlu gübrelerin ayçiçeği (Helianthus annuus L.) verim ve verim unsurları üzerine etkisini kuru şartlarda belirlemek amacıyla bir araştırma yapılmıştır. Denemede Trakya-80 ayçiçeği hibrit çeşidi kullanılmıştır. Deneme ’de tesadüf bloklarında bölünen bölünmüş parseller deneme deseni üç tekrarlamalı olarak kullanılmıştır. Ana parseller azotlu gübrenin üç farklı formu olan amonyum sülfat (%21 N), amonyum nitrat (%26 N), ve Üre (%45-46 N) ’dir. Alt parseller azotun beş farklı dozu olan 0, 4, 8, 12 ve 16 kg/ da ’dan; minik parseller ise iki uygulama zamanı olan azotun tamamının ekimle ve yarısının ekimle + diğer yarısının ara çapasında verildiği gübre verilme zamanlarından oluşmuştur. Gözlem ve değerlendirmeler tane verimi, yağ oranı, yağ verimi, 1000 tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, bitki boyu, tabla çapı, çiçeklenme ve fizyolojik olum zamanı üzerinde yapılmıştır. Edirne koşullarındaki 3 yıllık araştırma sonuçlarına göre gübre form ve dozları verim üzerine pozitif olarak etkili bulunmuştur. Üç yıllık verim ortalamasının azot gübresinin farklı dozları ve uygulama zamanı arasındaki ilişki şu şekilde bulunmuştur: Amonyum sülfatın bir defada uygulanması – tane verimi Y= 185.96 + 1.54 X – 0.006 X² (R=0.668*) Amonyum sülfatın iki defada uygulanması – tane verimi Y = 198.80 + 4.86 X – 0.032 X² (R=0.804**)Amonyum nitatın bir defada uygulanması – tane verimi Y= 189.74 + 3.67 X – 0.161 X² (R= 0.931**)Amonyum nitratın iki defada uygulanması – tane verimi Y= 198.80 + 4.86 X – 0.032 X² (R=0.804**) Ürenin bir defada uygulanması – tane verimi Y= 192.80 + 1.61 X – 0.008 X² (R=0.383) Ürenin iki defada uygulanması – tane verimi Y= 184.10 + 2.87 X – 0.009 X² (R=0.904**) · Ülkemizdeki 1998 yılı gübre ve borsalık ayçiçeği ürünü fiyatlarına göre optimum ekonomik ayçiçeği üretimi için saf olarak 5 ile 8 kg/da arasında azotlu gübreyi iki defada, ½’sini ekim öncesi saçarak, ikinci kısmını bitkiler çıkıp 30 cm olunca sıra arasına doğal yağış koşullarında vermek gerekir.
ü 1999 – 2002 yılları arasında Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde geliştirilen bodur boylu ayçiçeği hibritlerinin sık ekim ve farklı azotlu gübre dozlarında normal boylu TR-80 ayçiçeği hibrit çeşidiyle karşılaştırılmalı olarak verim potansiyellerinin ve diğer verim unsurlarının ortaya konulması konusunda yapılan araştırmada bölünen bölünmüş parseller deneme deseni kullanılmıştır. Ana parseller 2 bodur boylu, TR-DW-1 (0043AxRHA360), TR-DW-2 (0043AxRHA361) ve normal boylu Trakya- 80 ayçiçeği olmak üzere 3 hibritten; alt parseller, azotun üç farklı dozundan 0, 6, 12 kg/da; minik parseller ise 3 ayrı ekim sıklığından 10X70, 15X70 ve 20x70 cm (sıra arası sabit 70 cm) oluşmuştur. Edirne koşullarındaki yapılan bu araştırma sonuçlarına göre azotlu gübre dozları verim üzerine pozitif olarak etkili bulunmuştur. İki yıllık verim ortalaması ile azot gübresinin farklı dozları arasındaki ilişkiler şu şekilde bulunmuştur: DW-1 çeşidi için: Y=190.6 + 4.56 X – 0.31 X2 (R= 0.778**) DW-2 çeşidi için Y=163.60 + 11.18 X – 0.64 X2 (R= 0.857**) Trakya-80 çeşidi için: Y=201.96 + 8.35 X – 0.42 X2 (R= 0.833**)· Ülkemizde 2002 yılı gübre, borsalık ayçiçeği ürünü fiyatlarına göre dekardan ekonomik optimum verim alabilmek için saf olarak azotlu gübre doz ve ekim sıklıkları bodur DW-1 hibridi için 5 kg/da azot dozunda ve 15x70 cm (9.523 bitki/da) bitki sıklığında 205.9 kg/da tane verimi, diğer bodur DW-2 hibridi ise 8 kg/da azot dozunda ve 15x70 cm (9.523 bitki/da) bitki sıklığında 212.4 kg/da tane verimi vermiştir. Normal boylu Trakya-80 ayçiçeği hibridi ise 8 kg/da azot dozunda ve 20x70 cm ekim sıklığında (7.143 bitki/da) 241.8 kg/da tane verimi ile bodur boylulara göre %13.8 ile %17.4 arasında daha yüksek verim vermiştir.
Ø TRAKYA TARIMSAL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜNDE YAKIN GELECEKTE ÇALIŞILMASINDA YARAR GÖRÜLEN AYÇİÇEĞİ YETİŞTİRME TEKNİĞİ KONULARI: v Trakya Bölgesinde ayçiçeği tarımı yapılan arazilerde bazı yıllar ekimden sonraki ilk bir aylık dönemde mikro besin maddesi noksanlığına bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülen gelişme bozuklarının ve sararmaların nedenlerinin genotip (çeşit), toprak işleme ve mikro besin maddelerini birlikte ele alarak araştırılması.
v
Trakya
Bölgesinde ayçiçeği hasadında meydana gelen tane kayıplarını en aza
indirmek için tarımı yapılan çeşitler bazında, hasat zamanında ve
kullanılan biçerdöverlerin modelleri konularında araştırmalar yapılması. v Trakya Bölgesinde artan sulu tarım alanlarına bağlı olarak ayçiçeği tarımında en uygun sulama zamanları ve yöntemleri konusunda araştırmalar yapılması. v Trakya’da ayçiçeğinin girebileceği ve sürdürülebilir tarım açısından en uygun münavebe modellerinin belirlenmesi. v Ayçiçeği tarımında yaprak gübrelerinin kullanılma olanaklarının araştırılması üzerine yapılması. v Bu araştırmalardan da anlaşılacağı üzere; çalışmalar, ayçiçeği tarımında karşılaşılabilecek yetiştirme teknikleri ile ilgili, yörelere özgü temel uygulamalara pratik çözüm getirmeye yönelik çalışmalardır. Hibrit çeşitlerde agronomik ve fizyolojik araştırmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Ancak proje içerisinde bu çalışmalara biran önce başlanılabilmesi için yeterli seviyede ve sayıda eleman istihdamı yapılabilmiş değildir. B. BUĞDAY TARIMI İLE İLGİLİ 1970 YILINDAN BUYANA ENSTİTÜDE YAPILAN ÇALIŞMA VE PROJLERDE ELDE EDİLEN SONUÇLAR: ü 1972-1974 yılları arasında Bezostaja-1 çeşidinde uygulanan “Üre gübresinin diğer azotlu gübrelerle karşılaştırılması Projesi’nin” 3 yıl ve 3 lokasyonda toplam 7 deneme ortalamasında en yüksek verim, ekimle birlikte 12 kg N/da Amonyum Nitrat (% 26 N) uygulanmasından alınmıştır.
ü 1978-1979 yıllarında aday çeşitlerin azotlu gübre isteğini belirlemek amacıyla 2 yıllık deneme sonucunda, Kırkpınar-79 buğday çeşidi 9 kg N/da, Tunca-79 makarnalık buğday çeşidi ise 12 kg N/da dozlarından en yüksek verimi vermişlerdir. Kırkpınar-79 ve Tunca-79 buğday çeşitleri ile yapılan tohum miktar ve ekim zamanı denemelerinden ise şu sonuçlar alınmıştır. Kırkpınar-79 çeşidi için dekara verilecek en uygun tohum miktarı 16 kg/da, Tunca-79 için dekara verilecek en uygun tohum miktarı 20 kg/da, bu son her iki çeşit için en uygun ekim zamanı olarak Ekim ayı ortası bulunmuştur.
ü 1987-88 ve 1989-90 yıllarında Trakya bölgesinde geniş olarak o yıllarda ekimi yapılan Arpathan-9, Atilla-12, Saraybosna ve Makedonya olmak üzere 4 ekmeklik buğday çeşidiyle yapılan tohum miktar ve azot miktar denemeleri sonucunda 500 dane/m2 tohum miktarı ile 15 kg N/da azotlu gübre uygulamasından en yüksek dane verimi alınmıştır.
ü 1980- 1981 yıllarında Yıldırım arpa çeşidi ile yapılan tohum miktar denemesi sonucunda en yüksek verim 600 dane/m2’ den alınmıştır.
ü 1995 yılında “Buğday Bitkisinde Azot ve Fosfor Gübrelemesinin Tane Verimi Üzerine Etkisi” projesinde amaç: İnsanlığın beslenmesinde çok önemli ve stratejik bir yere sahip olan buğday bitkisinden dekardan en yüksek ve kaliteli ürün alabilmek için tarla toprağına uygulanacak en uygun azot ve fosfor dozlarını belirlemek amacıyla bu araştırma yapılmıştır. Ayrıca dekara verilecek uygun azot, fosfor miktarlarının saptanması ile birim alandan alınan buğday veriminde artış yanında pahalı bir girdi olan gübreyi daha ekonomik dozda kullanarak ülke ekonomisine katkı ve üreticilerin ilkbaharda aşırı nitratlı gübre kullanımını azaltarak yer altı ve yer üstü içme suyu kaynaklarında nitrat kirliliğinin önüne geçilmesidir. El edilen sonuç: Bu araştırma sonucunda Kate a-1 ekmeklik buğday verimi ile azotlu gübre arasındaki ilişki önemli (R=0.990**) bulunmuş ve Y=481.78 + 23.02 X - 0.91 X2 regresyon denklemi ile gösterilmiştir. 1995 yılı gübre-ürün fiyatlarına göre Edirne şartlarında ekonomik optimum buğday üretimi ve verimi için 11 kg/da azotlu gübre uygulanması gerektiği ortaya konulmuştur.
ü 1990-1997 yılları arasında yürütülen “Trakya Bölgesinde Üretilen Bazı Buğday Çeşitlerinde Tohum Miktarının Verime Etkisi” projesinde amaç: Trakya’ da üretimi yapılan bazı buğday çeşitlerinde, özellikle Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünün geliştirdiği çeşit ve çeşit adaylarında birim alandan en yüksek tane verimi alabilmek için metrekareye dolayısıyla dekara atılacak en uygun tohumluk miktarlarının belirlenmesi bu projenin amacını oluşturmaktadır. Buğday çeşitlerinin en uygun tohumluk miktarlarının saptanması ile verimde artış yanında, pahalı bir girdi olan tohumluk miktarında da muhtemel bir azalma ile ülke ekonomisine de önemli ölçüde katkı sağlanacaktır. Elde edilen sonuç: 1990/91, 1991/92, 1992/93, 1993/94, 1994/95, 1995/96 ve 1996/97 yıllarında elde edilen sonuçlara göre bazı ekmeklik buğday çeşitlerinde ekimde kullanılacak en uygun tohum miktarı KATE A-1, ATİLLA-12, ÖTHALOM, MURAT-1, MV-17, SAROZ-95, PİNKA ve PROSTOR’ da 550 tane /m2 (yaklaşık 18-20 kg/da); SARAYBOSNA, NADA, TRAKİA, SAROS (Jcam//Emu “S” //Dove”S”) ve PEHLİVAN’ da 450 tane/m2 (yaklaşık 16-17 kg/da) olarak bulunmuştur. Yine bu araştırmada yer alan ve Trakya’ da ekimi yapılan bazı arpa çeşitlerinde dekara ekilecek en uygun tohum miktarı olarak BALKAN-96 için 550 tane/m2 (yaklaşık 19-20 kg/da), Sladoran için 650 tane/m2 (yaklaşık 21-22 kg/da), TEA-983A-2 ve TEA-557 için 450 tane/m2 (16 kg/da) olarak bulunmuştur.
ü
1991-1993
yılları arasında yapılan “Hububat Tarımında Anızı Yakılan ve
Yakılmayan Ortamlarda Azotun Farklı Dozlarının Buğday Verimine Etkisi”
projesinde: iki yıllık sonuca göre anızı yakılmayan parsellerde
Atilla-12 buğday çeşidinin ortalama tane verimi (541.0 kg/da) anızı
yakılan parsellere ( 526.1 kg/da) göre daha yüksek bulunmuştur. Yine iki
yıllık sonuca göre AZOT gübresinin, gerek anızı yakılan ve gerekse anızı
yakılmayan ana parsellerin alt parsellerinde N12 kg/da dozunu kontrol N0
kg/da dozuna göre önemli oranda dekardan alınan tane verimini artırmıştır.
denemede, iki yıl için en yüksek ortalama tane verimi 614.6 kg/da ile
anızı yakılmayan parsellerde N12 kg/da dozundan alınmıştır. Sadece anızı
yakılan parseller olarak ise en yüksek ortalama tane verimi 575.8 kg/da
ile yine N12 kg/da dozundan alınmıştır. 1993/1994 yılları arasında Trakya
koşullarında üreticilerin yaptığına benzer 2 yıl üst üste buğday yerine
buğday ekiminden sonra 3.yıl ayçiçeği ekilmiştir. Bir yıllık sonuca göre
anızı yakılmayan parsellerde Trakya-129 ayçiçeği çeşidinin ortalama tane
verimi (160.1 kg/da) anızı yakılan parsellere (158.6 kg/da) göre daha
yüksek bulunmuştur. Alt parseli oluşturan azot gübresinin, anızı
yakılmayan ana parsellerin alt parsellerinde ortalama tane verimi 202.2
kg/da ile N8 kg/da dozundan, anızı yakılan parsellerde ise 173.5 kg/da ile
N16 kg/da dozundan alınmıştır. Söz konusu bu en yüksek verimi sağlayan
dozlar, kontrol N0 kg/da dozuna göre önemli oranda dekardan alınan
ayçiçeği tane verimini artırdığı belirlenmiştir. Ayrıca, anız
yakıp-yakmamanın azot dozları üzerine etkisinin dekardan alınan yağ
verimi, çiçeklenme ve fizyolojik olum gün sayıları açısından önemli olduğu
belirlenmiştir. 1994/95 yılında elde edilen sonuca göre anızı yakılmayan
parsellerde Atilla-12 buğday çeşidinin ortalama tane verimi (559.0 kg/da)
anızı yakılan parsellere ( 472.4 kg/da) göre daha yüksek bulunmuştur. Yine
söz konusu bu yılda AZOT gübresinin, anızı yakılmayan ana parsellerin alt
parsellerinde N8 kg/da dozu 633.3 kg/da tane verimi verirken, anızı
yakılan parsellerde ise N4 kg/da dozu 544.6 kg/da ile en yüksek verimi
vermiştir. Görüldüğü gibi anızı yakılmayan parsellerde organik madde
oranının anızı yakılan parsellere göre daha yüksek olması buğday
bitkilerinin toprağın bünyesindeki sudan daha iyi faydalanarak gübreden
daha etkili bir şekilde faydalandığını göstermektedir. Oysa anızı yakılan
parsellerde Azotun 4 kg/da dozunun üzerinde buğday verimi açısından bir
respons alınamadığından yakılmayan parsele göre önemli oranda verim
düşüklüğü görülmüştür. 1995/1996 anızı yakılmayan parsellerde
ortalama buğday veriminin 431.2 kg/da, anızı yakılan parsellerde ise 381.8
kg/da
ü 1995-1997 yılları arasında yapılan “Ayçiçeği Hasadından Sonra Hububat Ekimi İçin Tohum Yatağı Hazırlamada En Uygun Toprak İşleme Yönteminin Belirlenmesi” projesinde: Ayçiçeği - buğday ekim nöbetinde ayçiçeğinden sonra yetiştirilecek buğday bitkisinde, dekardan en yüksek tane verimi alabilmek için en uygun tohum yatağı hazırlama yönteminin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Söz konusu bu araştırma, 1995-1997 yılları arasında tesadüf blokları (şerit parseller) deneme desenine göre 3 tekrarlamalı ve çeşit olarak Pehlivan ekmeklik buğday çeşidini kullanarak 6 ayrı tohum yatağı hazırlama yöntemi ile Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde yapılmıştır. Bu araştırmada tane veriminin yanı sıra bitki boyu, metrekarede başak sayısı, başak uzunluğu,başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı ve hektolitre ağırlığı incelenmiştir. Yapılan ekonomik analizler sonucunda ayçiçeği hasadından sonra buğday ekimi için en uygun toprak işleme yöntemi olarak 479.8 kg/da tane verimi ile “Ayçiçeği hasadı sonrası goble disk + Kazayağı + Yaylı tırmık + Ekim” aletleri ile yapılan tohum yatağı hazırlığı kuru şartlarda yapılan buğday yetiştiriciliğinde en karlı yöntem olarak belirlenmiştir.
Ø TRAKYA TARIMSAL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜNDE YAKIN GELECEKTE ÇALIŞILMASINDA YARAR GÖRÜLEN YETİŞTİRME TEKNİĞİ KONULARI: v Trakya Bölgesinde buğday ve arpa tarımı yapılan arazilerde bazı yıllar soğuk stresine bağlı olarak erken ilkbaharda görülen fizyolojik bitki gelişme bozuklarının nedenlerinin genotip (çeşit), toprak işleme ve mikro besin maddelerini birlikte ele alarak araştırılması. v Trakya Bölgesinde hububat hasadında meydana gelen tane kayıplarını en aza indirmek için tarımı yapılan çeşitler bazında, hasat zamanında ve kullanılan biçerdöverlerin modelleri konularında araştırmalar yapılması. v Trakya Bölgesinde ekilen çeşitlerde son yıllarda kış döneminde görülen soğuk zararına karşı yörede ekilen çeşitlerin kontrollü iklim odacıklarında soğuğa dayanıklılık testlerinin yapılması. v Trakya Bölgesinde ekilen hububat çeşitlerinin gübreleme ile kaliteleri arasında ilişkilerin araştırılması. v Trakya Bölgesinde artan sulu tarım alanlarına bağlı olarak buğdayda en uygun sulama zamanları ve yöntemleri konusunda araştırmalar yapılması. v Trakya’da buğdayın girebileceği ve sürdürülebilir tarım açısından en uygun münavebe modellerinin belirlenmesi. v Buğday tarımında yaprak gübrelerinin kullanılma olanaklarının araştırılması üzerine yapılacak çalışmalarda fayda görülmektedir.
C. DEVAM ETMEKTE OLAN BAZI YETİŞTİRME TEKNİĞİ PROJELERİ:
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||