|
TRAKYA TARIMSAL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
1. ENSTİTÜNÜN GENEL TANITIMI
Enstitümüz 1924 yılında özel idareye bağlı fidanlık olarak kurulmuş, 1945 yılında Bakanlığa bağlanmıştır. 1949 yılında Deneme İstasyonu Müdürlüğü, 25 Aralık 1969 yılında Zirai Araştırma Enstitüsü olan kuruluşumuz, 1 Mayıs 1987 tarihinden itibaren de Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü adıyla Havza Araştırma Enstitüsü olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. a) Görevleri Enstitümüz bölgenin tarımsal özellikleri dikkate alınarak, belirlenmiş ürün veya ürün gruplarınca bölgeye yönelik araştırmalar yapmakta, özellik arz eden konularda ülke geneli seviyesinde proje merkezi görevlerini yürütmektedir. Özellikle Trakya’da ana ürün olarak ekimi yapılan ayçiçeği, çeltik, buğday ve arpa bitkilerinde ıslah ve adaptasyon çalışmaları ile bölge koşullarına uygun yüksek verimli ve kaliteli çeşitler geliştirmek, bu çeşitlerin gerekli yetiştirme tekniği çalışmalarını yürütmek, ana ürünlerin yanında, bölge için uygun diğer alternatif bitkileri tespit etmek, enstitüce geliştirilen, bölgeye uyum sağlayan ve birim alandan daha fazla gelir getiren bitkilerin çiftçilerce ekimini sağlayarak, bölge çiftçilerinin gelir düzeylerini arttırmak için yoğun olarak çalışmaktadır. Ayrıca 1987 yılından itibaren bitki hastalıkları ve zararlıları yönünden kendisine verilen Marmara-Trakya Bölgesinin Tarla Bitkilerinde Zirai Mücadele Araştırma çalışmalarını da yürütmektedir. Enstitümüzde Çayır Mera ıslahı ve amenajmanı konusunda da çalışmalar olup, Bölge Koordinatörlüğünü de yürütmektedir.
b) Teşkilat ve İldeki Yapısı Enstitümüz; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğüne bağlı bir Havza enstitüsü konumundadır.
c) Kadro ve Personel Durumu
d) Bina,Lojman , Diğer Sosyal ve Yardımcı Tesis Durumu Arazi : 3.475.67 Dekar Bina : 17 Adet, 6140 m2 alan Laboratuar : 3 adet, 150 m2 Lojman Sosyal Tesis : 18 adet Lojman, 1331 m2
e) Araç-Makine Parkı ve Teçhizat Durumu
2. 2009 YILI İÇİNDE YÜRÜTÜLEN BAŞLICA ÇALIŞMALAR
2.1 Buğday Çalışmaları Ülke ve bölge ihtiyacını karşılamak üzere, 2009 yılında enstitümüze ait 8 adet buğday çeşidinden yaklaşık 750 ton orijinal kademede tohumluğun üretimleri tamamlanmış olup, selektörleme işlemleri devam etmektedir. Yeni çeşit geliştirmek amacıyla enstitü arazisinde kurulan çeşit verim denemelerinin ve daha önce enstitüde verim ve kalite açısından ön plana çıkan çeşitlerin, bölgedeki performanslarını belirlemek amacıyla kurulan, bölge verim denemesinin hasatları yapılmış olup, sonuçları değerlendirilmektedir. 2009 yılında daha önceki tescil denemelerinde üstün performans gösteren aday çeşitlerden Aldane ve Selimiye tescil olmuşlardır. Bu çeşitler, ekmeklik kaliteleri çok iyi olduğu gibi bölgenin kahverengi pasa dayanıklı ilk çeşitlerdir. Ayrıca Selimiye çeşidinin verim potansiyeli de yüksek olup, bu yıl çiftçilere ilk defa üretim amacıyla dağıtımı yapılacaktır. Geliştirilen çeşitlerin bölge üreticilerine tanıtımının yapılması amacıyla bölgede farklı yerlerde kurulan demonstrasyonlar ve tarla günleri, 2009 yılında da devam etmiştir.
2.2. Arpa Çalışmaları Sladoran ve Bolayır Arpa çeşidinden yaklaşık 50 ton tohumluk, 2009 yılı ekim sezonunda çiftçilere ulaştırılacaktır. Yine çeşit geliştirmek amacıyla enstitü arazisinde 2009 yılında kurulan çeşit verim denemeleri bölge verim denemelerinin hasatları yapılmış olup, sonuçları değerlendirilmektedir. 2009 yılında yüksek verimli altı sıralı Arda arpa çeşidimiz tescil olmuştur. Ayrıca yapılan çalışmalar sonucu geliştirilen yeni bir aday çeşit tescil edilmek amacıyla tescil verim denemelerine alınmıştır. Ekmeklik buğdayda olduğu gibi arpada da geliştirilen çeşitlerin bölge üreticilerine tanıtımının yapılması amacıyla bölgede farklı yerlerde kurulan demonstrasyonlar ve tarla günleri 2009 yılında da devam etmiştir.
2.3. Çeltik Çalışmaları Türkiye genelinde üretimi yapılan çeltiklerin tamamına yakını enstitümüz tarafından tescil ettirilen çeşitler olup, tohumluk üretici kuruluşların tüm orijinal tohumluk talepleri enstitümüzce karşılanmaktadır. Ülkemizin ilk aromatik çeltik çeşidi olan Aromatik-1, ve yüksek verim potansiyeline ve kalite değerlerine sahip 2007 yılında tescil edilen Kızıltan ve Durağan çeltik çeşitlerinin ve 2009 yılında tescil edilen verim potansiyeli yüksek Gala ve Tunca çeşitlerimizin ekimleri yapılarak, 2009 yılında tohumluk üretimlerine başlanılmıştır. Yine çeşit geliştirmek amacıyla Ülkesel koordinatör olduğu çeltikte, enstitüce yürütülen Ülkesel Çeltik Araştırmaları projesi çerçevesinde, enstitü arazisinde çeşit verim denemeleri ve bölge verim denemeleri kurulmuş gözlemleri devam etmektedir. Ayrıca, 2008 yılında üretilen enstitümüze ait 12 çeşidin yaklaşık 200 ton orijinal tohumluğu tohumluk üretici şirket ve kuruluşlara çiftçilere dağıtılmıştır. 300 da alanda enstitümüze ait çeltik çeşitlerinin tohumluk üretimleri yapılmaktadır.
2.4. Ayçiçeği Çalışmaları Tescil edilen ayçiçeği çeşitlerden TARSAN–1018, Meriç ve TR–3080’in tohumluk üretim hakları özel tohumculuk şirketlerine verilerek çiftçilerimize ulaştırılmaktadır. 2008 yılında üretim izini alınan PALANCI-1 çerezlik hibritinin tohumluk üretim çalışmaları devam etmektedir. Yine bu yıl ilk defa orobanşa ve IMI herbisitlerine dayanıklı 2008 yılında üretim izini alınan ebeveyn hatlarının sertifikalı tohumlukları üretilmekte olup, 2010 yılında hibrit tohumlukları üretilerek çiftçilere dağıtılacaktır. Çerezlik ayçiçeğinde yeni çeşitler geliştirmek amacıyla özel firma ile Macaristan Szeged enstitüsüyle de ortak yağlık hibrit çeşitler geliştirmek amacıyla iki adet TÜBİTAK projesi çalışmalarına devam edilmiştir. Ayçiçeğinde yeni çeşit geliştirmek amacıyla, enstitü arazisinde kurulan çeşit verim denemesi ve bölge verim denemelerinin gözlemleri devam etmektedir. 2.5. Yem Bitkileri Çalışmaları Yem bitkilerinde Edirne ili çayır meralarında yetişen yem bitkilerinin türleri ve kompozisyonu belirlenmiş olup, buralardan toplanan bitkilerin çoğaltım ve muhafaza çalışmaları devam etmektedir. Yine Mera Islahında 6 ilin (Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, İstanbul, Kocaeli ve Yalova) koordinatörlük çalışmalarına da devam edilmiştir.
2.6. Diğer Yağ Bitkileri Araştırmaları Bölgemizde ekim nöbetine girebilecek yeni yağ bitkilerinden Kanola, Aspir, Keten ve Soya fasulyesinde ıslah ve adaptasyon çalışmaları 2009 yılında da devam etmekte olup, aspir tohumluk üretimleri ve çoğaltılmaları yapılmıştır.
2.7. Yetiştirme Tekniği ve Yayım Çalışmaları Yetiştirme tekniği ile ilgili bölgede teknik elemanlara araştırma sonuçları aktarılmış, çiftçi toplantılarına katılınmış, gerek enstitümüze gelen çiftçilere, gerekse telefon ve e-posta yoluyla ulaşan üreticilere bilgi ve mevcut problemlerine çözüm önerileri verilmiştir. Ayrıca internet sayfamızdan da, bölgemizde yetişen ve çalıştığımız ürünlerin tarımıyla ilgili bilgiler sağlanmaktadır.
2.8. Hastalık ve Zararlılarla İlgili Çalışmalar Bölgemizde, çalıştığımız ürünlerde başta çeltik, buğday, arpa ve ayçiçeği olmak üzere ekilen bitkilerde ortaya çıkan hastalık ve zararlılarla ilgili problemlerin tespiti teknik uzmanlarımızca yapılmış, ancak teşhisi mümkün olmayan problemler ise, ilgili zirai mücadele enstitüsüne ulaştırılmıştır. Buğdayda süne mücadelesinde Trakya bölge Koordinatörlüğü çerçevesinde çalışmalar yapılmaktadır.
2.9. Teknoloji ve Laboratuar Çalışmaları Enstitü laboratuarımızda yürütülen projelerde verim denemelerinden elde edilen numunelerin kalite analizleri yapılarak elde edilen sonuçlar, ıslah ve diğer çalışmalarda kullanılmak amacıyla ilgili proje yürütücülerine verilmektedir.
2.10. Tohumluk Üretimi Enstitümüzde üretilen çeşitlerin tohumlukları da çoğaltılarak, üretici kuruluşlara ve çiftçilere satılmaktadır.
2.11. Enstitü tarafından yürütülen projeler 2009 yılında Enstitü tarafından yürütülen bakanlık ARGE projeleri çalışılan ana konular bazında aşağıda verilmiştir.
2- KURULUŞ VE HİZMET ALANININ İLDEKİ MEVCUT DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
AYÇİÇEĞİ
Enstitümüzce geliştirilen Ayçiçeği Çeşitleri Özel Firmalar tarafından satılmaktadır. Pazar payları Türkiye de toplam % 5 civarındadır.
BUĞDAY VE ARPA
Trakya bölgesinde en çok ekimi ve üretimi yapılan çeşit yaklaşık %40 ile Pehlivan ekmeklik buğday çeşididir. Yeni tescil ettirilen Gelibolu ve Tekirdağ çeşitleri ile birlikte Kate A-1, Flamura 85 çeşitlerinin de üretimleri yapılmaktadır. 2009 yılında tescil edilen Aldane ve Selimiye ekmeklik buğday çeşitlerinin, ekmeklik kaliteleri çok iyi olduğu gibi, bölgenin kahverengi pasa dayanıklı ilk çeşitlerdir. Aldane çeşidinin tohumluk dağıtımı, 2008 yılında yapılmış ve 2009 yılında özellikle kalitesiyle bölgenin birçok yerinde ön plana çıkmıştır. Selimiye çeşidinin verim potansiyeli de yüksek olup, bu yıl çiftçilere ilk defa üretim amacıyla dağıtımı yapılacaktır. Enstitüye ait çeşitler bölgede yaklaşık olarak % 60 oranında ekilişe sahiptir. Sladoran çeşidi ise en çok ekilen arpa çeşidi olup, bölgenin yaklaşık % 70’inde bu çeşit ekilmektedir. Yüksek verim potansiyeline sahip Bolayır çeşidinin tohumluk üretim ve dağıtım çalışmalarına ilk defa 2008 yılında başlanmış ve bu yıl da devam etmektedir. Yeni geliştirilen altı sıralı ARDA arpa çeşidinin ise, tohumluk çoğaltma işletme işlemleri devam etmekte olup, 2010 yılında çiftçilere dağıtılacaktır. Önceki yıllarda bölge üretiminde yer alan Balkan-96 ile birlikte arpada enstitü çeşitlerinin ekiliş oranı yaklaşık % 80’dir.
ÇELTİK
1970 yılında Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünde başlatılan çeltik çeşit geliştirme çalışmalarına, son yıllarda da devam edilmiştir. Bugüne kadar enstitüde 30’un üzerinde çeltik çeşidi geliştirilmiştir. Enstitümüzde her yıl yaklaşık 150-200 ton civarında bir orijinal tohumluk üretimi olup, bu tohumluklar, tohumluk üretici kuruluşlar aracılığıyla iki yılda enstitümüz kaynaklı 14 bin ha alanda sertifikalı tohumluğa ulaşmaktadır. Osmancık–97 isimli çeltik çeşidimiz bugün Türkiye çeltik üretiminin % 85 den fazlasını karşılamaktadır. Bu çeşit Bulgaristan’da da tescil edilmiş ve üretimi yapılmaktadır. Ülkemiz çeltik ekim alanlarında, son on yılda geliştirilen bu çeşitlerden Osmancık-97 % 85, Edirne % 10, diğerleri de % 5 ekim alanına sahip olmuştur. Yalnız Osmancık çeşidi ülke çeltik üretimini 120 bin ton ve ülke ortalamasını da dekara 100 kg arttırmıştır. Daha önceleri 600 kg/da olan ortalama verimimiz son yıllarda 750 kg’ın üzerine çıkmıştır. Bu da Osmancık-97 çeşidinin geliştirilmesiyle sağlanmıştır. Diğer taraftan EDİRNE, KIRKPINAR, BEŞER, NEĞİŞ ve GÖNEN çeşitleri de kaliteli çeşit ihtiyacını karşılamada önemli katkılar sağlamıştır. Yeni geliştirilen ilk aromatik çeltik çeşidi AROMATİK-1, HALİLBEY, DURAĞAN ve KIZILTAN çeşitleri verim ve kaliteleriyle çiftçilerin beğenisini kazanmıştır. Ayrıca 2009 yılında tescil edilen verim potansiyeli ve adaptasyon kabiliyeti yüksek GALA ve TUNCA çeşidimizin ekimleri yapılarak, tohumlukları 2010 yılında çiftçilere dağıtılacaktır.
3- KURULUŞ VE HİZMET ALANINA İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Enstitümüz ithalatına her yıl milyonlarca Dolar döviz ödediğimiz çeltik ve ayçiçeği konusunda başarılı çalışmalar yapmış, halen bu çalışmalara yoğun şekilde devam etmektedir. Bu konularda ülkemizde enstitümüz seviyesinde bir kuruluş bulunmamaktadır. Ayrıca serin iklim tahıllarında bölgemizin ihtiyaçlarının büyük çoğunluğunu karşılamaktadır. Enstitümüz ayçiçeği ve çeltikte koordinatör enstitü olup, çeltikte ülkemizin tüm orijinal ve elit tohumlukları ihtiyacını karşılamaktadır. Sertifikalı tohumluk üreten kuruluşlar, enstitümüzce üretilen çeşitlerin orijinal tohumluklarını kullanarak, tohumluk üretimi yapmakta ve bu tohumlukları tüm ülke çapında dağıtmaktadır. Enstitümüz bölgenin çeltikte çeşit, yetiştirme tekniği, hastalık ve zararlılar konusunda ihtiyacına cevap vermektedir. Ayçiçeğinde özel tohumculuk şirketleri piyasaya hâkim olup, enstitümüzce geliştirilen çeşitler az miktarda çiftçilerimiz tarafından ekilmektedir. Buğday da ise, bölgemiz çiftçileri özellikle Pehlivan çeşidini yoğun olarak ekmektedir. Yüksek verim ve kaliteli olan bu ekmeklik buğday çeşidimiz, bölgemizin dışında ülkenin birçok yerinde de çiftçiler tarafından ekilmekte, un sanayicileri ve un fabrikaları tarafından talep görmektedir. Yine enstitümüz tarafından tescil ettirilen Prostor, Kate-A-1 Tekirdağ ve Gelibolu çeşitleri de gerek bölgemizde, gerekse ülkemizin diğer bölgelerinde çiftçiler tarafından tercih edilmektedir. Yeni tescilli Aldane ve Selimiye gibi kalitesi yüksek çeşitleri de, çiftçi ve sanayicimiz tarafından büyük bir taleple karşılanmıştır. Buğdayda bölgede çeşit problemi olmayıp, hastalık ve zararlılar konusunda bazı problemler (Süne, ekin sineği vb) mevcuttur. Ayçiçeğinde ise, enstitümüz tarafından geliştirilen çeşitler özellikle orobanş problemi olmayan yerlerde ekilmektedir. Ancak ayçiçeğinde problem olan orobanş parazitince bulaşık alanların tespiti ve bu ırklara dayanıklı ayçiçeği çeşitlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürmekte olup, 2009 yılında ilk defa orobanşa ve bu paraziti ve yabancı otları kontrol eden IMI herbisitlerine dayanıklı hibritler geliştirilmiştir. Ayçiçeğinde orobanş dışında pek fazla hastalık ve zararlı problemi olmayıp, yabancı ot mücadelesinde bazı sıkıntılar mevcuttur. Yine son yıllarda oleik asidi yüksek ayçiçeği çeşit geliştirmeye yönelik çalışmalar ve Çerezlik hibrit ve açık döllenen ayçiçeği geliştirme çalışmaları da yoğun şekilde sürdürülmektedir. Enstitümüzde 2001 yılından itibaren ayçiçeği dışındaki aspir, soya, kolza, keten gibi yağlı tohumlarda ıslah, adaptasyon vb çalışmalar başlatılmıştır. Yukarıdaki bilgiler ışığında enstitümüzde çalıştığı ana ürünlerde görevini yerine getirmede fazla sıkıntı yoktur. Ancak, yeterli yetişmiş eleman olmaması nedeniyle, özellikle bölgenin hastalık ve zararlılar konusunda ortaya çıkan problemleri çözmede yetersiz kalmaktadır. Ayrıca bölgede gelecek vaat eden mısır, kanola, soya, aspir, baklagil, yem bitkileri ve diğer konularda da yetişmiş eleman yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan problemler çözülememektedir. Görülen ihtiyaç üzerine, özellikle, Aspir, Soya, Kanola, Keten, çayır mera ve yem bitkileri araştırmaları ve tohumluk üretimleri başlatılmıştır. Yine bölgemizde bahçe bitkileri konusunda da araştırma faaliyetlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Havza enstitüsü olarak faaliyet bölgelerinde daha iyi hizmet götürebilmek için bölgede alt agro-ekolojik istasyonların kurulması enstitünün çalışmalarını daha verimli hale getirecektir. Ayrıca mevcut statünün daha net olarak bölge müdürlüğü veya benzer bir şekilde değiştirilerek, iç görevlendirmelerde bölüm başkanlığı ve şube şefliği gibi görevler kadrolu ve yetkili hale getirilmelidir. Enstitünün şu anda olduğu gibi doğrudan bakanlığa bağlı bir kuruluş yapısında olması, çalışmalarımızda büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bununla birlikte, bölgede ortaya çıkan sorunların tespiti ve çözümü için, bölgedeki çiftçi kuruluşlarının ve birliklerinin, Tarım il müdürlüklerinin ve tarımla ilgili Borsa, Sanayi kuruluşu, Tarım Kredi kooperatifleri vb kuruluşların enstitüde yürütülecek projelerde söz sahibi olmaları sağlanmalıdır. Bu kuruluşların yapılacak proje ve çalışmalara destekleri bu şekilde daha da arttırabilir ve bölgedeki mevcut problemler ve gelecekte ortaya çıkabilecek sorunlar daha kısa zamanda çözülebilir ve daha verimli ve uygulamaya yönelik araştırmalar yapılabilir. Kuruluş yapısında, çalışanı ve başarılı olanı teşvik edecek prim ve ödül sistemine bir an önce geçilmelidir. İleriki yıllarda, enstitü daha özerk hale getirilerek personel istihdamı ve ücretlendirme konusunda enstitüye yetki verilirse ve enstitüye sadece proje bazında ödeme yapılırsa, enstitülerin daha verimli ve faydalı olabilir. Ayrıca araştırma enstitüsünde çalışan teknik elemanlara araştırmacı olarak bir kadronun verilmesi araştırmacıya verilen değeri daha da arttıracak ve onları motive edecektir. Enstitümüzde çalıştığı bitki gruplarında yeterli ve başarılı olmasına rağmen, bölgenin zirai mücadele ilgili alanlarda ve bölgede ekimi yapılan veya yer alması düşünülen diğer bitki gruplarında araştırma ve diğer faaliyetler için, zirai mücadele, teknoloji ve biyoteknoloji konusunda teknik elemana, laboratuar, alet ve ekipmana ihtiyacı vardır. Ayrıca idari elemana da ihtiyacımız vardır. Genel Bütçeden yeterli ödeneğimiz yoktur. Döner sermayemizden araştırmalarımızı finanse edecek önemli ölçüde gelir elde etmemize rağmen bu gelirin büyük kısmı, döner sermayemizce yapılan işçilik, gübre, mazot, vb. hizmet alımı ödemelerinde kullanılmaktadır.
4- KURULUŞ VE HİZMET ALANININ İLDEKİ DURUMUNA İLİŞKİN İSTATİSTİKİ BİLGİLER - 5- EKLER a) Araç Durum Tablosu
b) Teknik Personel Durumu Tablosu
Enstitümüzde idareciler dâhil 5 adet Ziraat Mühendisi, 7 Ziraat Yüksek Mühendisi, 8 Ziraat Doktoru olarak toplam 20 adet Mühendis, 1 adet biyolog, 12 adet Teknisyen-Tekniker olmak üzere toplam 33 adet teknik personel mevcuttur. Teknik elemanların İdareciler dâhil şubelere göre dağılımı aşağıdaki çizelgede verilmiştir.
* 1 adet biyolog
c) Toplam Personel Durumu Tablosu
|